İPEKBÖCEKÇİLİĞİ TARİHİ

Türkiye’de yardımcı bir tarımsal faaliyet olarak yapılan, aile fertlerinin emeklerinin değerlendirilmesinde ve kırsal alanda gizli işsizliğin önlenmesinde önemli olan, ancak son yıllarda üretimde düşüş yaşayan ipek böceği yetiştiriciliği, yaklaşık 1500 yıldan beri yapılmaktadır. İpek, ilk kez 4000 yıl önce Çinliler tarafından üretilmiş, uzun yıllar nasıl üretildiği gizli tutulduktan sonra, önce Anadolu’da daha sonra da Avrupa’da üretilmeye başlanmıştır.

Ülkemizde genellikle küçük ölçekte yapılan ipek böceği yetiştiriciliği; çok fazla yatırım gerektirmeyen, ipek böceğinin tek besin kaynağı olan dut yaprağının sağlanmasıyla başlayan ve ipek elde edilinceye kadar süren bir faaliyettir. Üretimle ilgili aşamalar; dut fidanı yetiştirilmesi, ipek böceği tohumu üretimi, ipekböceği bakımı ve beslenmesi, koza üretimi, kozadan iplik çekilmesidir (Anonim, 2001a).

İpek, ipek böceği larvalarının koza örmek için salgıladıkları, parlak ve çok ince bir teldir. Bu teller bir araya getirilerek ipek iplikler elde edilir. İpek, kolay boyanabilen, yumuşak ve dayanıklı bir ip olması nedeniyle tarih boyunca çok kıymetli bir dokuma hammaddesi olmuştur. Türkiye’de üretilen ham ipeğin tamamına yakını ise, ipek halı dokumacılığında kullanılmakta ve ihraç edilmektedir. Ayrıca; giyim-kuşam, ev eşyaları, nakış – dikiş ve ameliyat iplikleri gibi birçok üründe ipek kullanılmaktadır.

Türkiye’de ilkbahar beslemesi olarak senede bir kez yapılan ipek böceği yetiştiriciliği; bitkisel üretimde aşırı ve bilinçsiz kullanılan zirai mücadele ilaçları, sanayileşme, kentleşme ve göç olaylarından olumsuz etkilenerek özellikle son yıllarda önemli oranda düşmüştür (Anonim, 2001a).

Bugün, dünyada yaklaşık 60 ülkede ipek üretilmekle birlikte bunlardan 20 kadarında üretim ekonomik bakımdan önem taşımaktadır (Anonim, 2003a). Dünya’da ipek böceği yetiştiren önemli ülkeler Çin, Hindistan,Türkmenistan, Brezilya, Özbekistan, Tayland ve İran ‘dır. Dünya ham ipek üretiminde Çin %70 ile ilk sırada yer almaktadır. 2002 yılı üretiminde Çin’i %17 ile Hindistan, %5 ile Türkmenistan takip etmektedir. 2002 yılında üretimin %24’ü dış ticarete konu olmuştur. İhracatta Çin %65 ile Türkmenistan ise %23 ile önemli ülkelerdir. İthalatta ise Hindistan önemli üretici ülkelerden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda %39 ile önemli ithalatçı ülkelerin başında gelmektedir. Önemli düzeyde ithalat yapan diğer ülkeler ise İtalya, Japonya ve Kore’dir

Ham ipeğin tamamına yakınını kullanan ipek halı dokumacılığında, ihracata bağlı olarak ev tipi tezgahlarda , yılda yaklaşık 40-50 000 m² ipek halı üretilmektedir. İpek halı ihracatında en önemli pazarlar ise Almanya, İsviçre, Japonya ve ABD’dir

Türkiye ham ipek üretimi 1984 yılındaki 290 tonluk rekor üretimin ardından 2002 yılında 20 tona kadar düşmüştür. Üretimdeki bu büyük düşüşün en önemli nedeni Çin’in tekelleşme çabaları ile üretimini Dünya talebinin üzerinde artırmasıdır. Bu durum ham ipek fiyatlarının yarı yarıya düşmesine neden olmuştur. Kişi başına milli geliri 620 $ olan Çin üreticisi bu fiyat seviyesinde de üretimini sürdürebilmiş, ancak Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerde bu fiyat seviyesinde üretim yapılamamış ve sonuçta üretim hızla düşmüştür. Piyasa şartları Türk üreticisini de olumsuz etkilemiş, körfez krizi ile ipek halı ihracatının düşmesi ve Türk cumhuriyetlerinin de piyasalara ucuz ham ipek sürmesi de eklenince üretim iyice düşmüştür.

AB, birlik için hiçbir ekonomik önemi olmamasına rağmen ipekböcekçiliğine destek vermektedir. Ülkemizde ipekböcekçiliğine verilen destekler ise, ücretsiz tohum dağıtımı ve yaş ipek böceği kozasının satışında üreticilere doğrudan destek ödemesi yapılması şeklindedir.

İpek üretiminin her aşamasında kaliteyi belirleyici ve yükseltici önlemler alınmalıdır. Özellikle ipek halı üretim ve ihracatında kaliteye dikkat edilmelidir. Üretimde önemli bir sorun da maliyet yüksekliğidir. Birim işgücü ve alandan daha fazla ve kaliteli ürün almayı sağlayacak yetiştiricilik yöntemleri (tabla beslemesi, kaliteli askı kullanımı, sonbahar beslemesi yapılması vb) çiftçiler arasında yaygınlaştırılmalıdır. Bu amaçla ipekböcekçiliğinin mevcut sorunlarını göz önüne alan bir kredilendirme politikası izlenerek üretim araçlarının modernleşmesi sağlanmalıdır.